Kemerburgaz'ı karıştıran define dedikodusu! 150 kilo altın...

Kemerburgaz’ı karıştıran define dedikodusu! 150 kilo altın…

Kemerburgaz'ı karıştıran define dedikodusu! 150 kilo altın...

Gazete türk’ten Hasan Örnekoğlu’nun haberine göre; bir aydır berberinden kasabına, şoföründen konut hanımına dek herkesin diline dolandı, 150 kilo altın… Alçak Ses gazetesinin hızla yaydığı söylenti definecilerin kulağına da gitti ve hiç kaçırmadan altınlar için Kemerburgaz ’daki su kemerlerinin altını oydular. Efsaneye dönüşen söylenti hâlâ Kemerburgaz sakinlerinin ilk gündem maddesi.

‘1 SİKKE ZEKA BULUNMADI ’

Mithatpaşa Mahallesi Muhtarı Gürkan Yılmaz, söylentilere ve bölgeyi köstepek yuvasına çeviren definecilere tepkili. Doğma yükselme Kemerburgazlı olduğunu söyleyen Yılmaz, definecilerin aralıksız izinsiz kazı yaptığını, kimsenin 1 sikke dahi bulduğuna tanık olmadığını söyledi ve şunları dedi:

Metro kazı alanının 500 m yukarısında tarihi kilise var. Biri burada altın bulunduğu dedikodusunu yaymış. Kim bu söylentiyi çıkardıysa daha sonra kendisi de inanmış. Burada Fatih Sultan Mehmed döneminden kalma su kemerleri var. Burayı sürekli kazıyorlar. Doğrusu rüyasında ‘Ak sakallı dedeyi gördüm ’ diyen, falanca öğretmen söyledi diyen buraya geliyor.”

Definecilerin profesyonel malzemeleri 10 bin liraya kiralayarak geldiğini anlatan Yılmaz, firari kazı yapanlarla ilgili “1 gecede 5-6 m kazıp bırakıyorlar. Sonradan biz bu çukurları belediyeye söyleyip kapattırıyoruz” dedi.

Yılmaz şunları söyledi: “Bu kemerler çok uzun. Dehlizin içerisine girip altın aramışlar. Zamanında Rumların kaçarken su kanalına altın küpü koyduğu dedikodusu var. Bu nasıl bir küptür oysa yıllardan beri suyun akıntısına dayanabilmiş. Söylentilerden usandık. “

“Kazılarını genel olarak surlara yakın noktalarda veya surların içinde yapıyorlar. Bu bölgeye her geldiğimde içim acıyor. Hiçbir koruma yok. Tarihi su kemerlerinin duvarlarında yazılar var. Bazı parçalar kopmuş. Kırdıkları yerlerden içeri girmişler. Derhal bir önlem alınması gerek.”

Devamı hakkındaKemerburgaz’ı karıştıran define dedikodusu! 150 kilo altın…

Beşiktaş metro inşaatından İstanbul tarihi çıktı

Beşiktaş metro inşaatından İstanbul tarihi çıktı

Beşiktaş metro inşaatından İstanbul tarihi çıktı

Gazete türk’ten Nihat Uludağ’ın haberine göre; İstanbul ’da, Beşiktaş metro istasyonu inşaat alanında yanmış insan kemiklerinin bulunduğu toplu mezardan çıkan 3 kişiye ait kemiklerin Kuzey Karadeniz ’den İstanbul ’a göç eden topluluklara ait olduğu belirlendi.

OSMANLI TRAMVAY DEPOSU

İstanbul Kazıbilim Müzesi Müdürü Zeynep Kızıltan başkanlığında yürütülen kazılarda, arkeologlar ve 45 emekçi sürekli çalışıyor. Bir yıldır süren çalışmalarla ilgili soruları yanıtlayan Kızıltan, kalıntılardan elde ettikleri verileri paylaştı.

Kazılarda ilk olarak Osmanlı döneminden kalma tramvay deposunun bulunduğunu belirten Kızıltan, inşaat alanında yatan tarihle ilgili şu bilgileri verdi:

“Kazının birincil etabında yüzeyden itibaren modern kaldırım taşı döşeli alan ve onun aşağıda yer alan beton tabakanın belgelenerek kaldırılması yapıldı. Bu tabakanın altında 19. yy sonu ve 20. yy ’ye ait betonarme, harman tuğla ve taş örgülü altyapı kalıntıları ortaya çıktı.”

“Kalıntıların büyük bir bölümünü 1910 ’da yapılmış ve 1955 ’te yol genişletme esnasında yıkılmış olan Beşiktaş tramvay deposuna ait tramvayların bakım-yenileme çalışmalarının yapıldığı su kanalları ve beton büzler oluşturuyor. Bulunan kalıntılar, beton ve demir kullanılarak inşa edilmiş, moloz taş ve kireç harcı ile örülmüştür.”

TAŞ BALTA, OK UCU ÇIKTI

Çalışmalarla ilgili bilgi veren kazı başkanı Kızıltan, kazıda ortaya çıkartılan kalıntıların, belgelenerek kaldırılma çalışmalarının tamamlandığını, devam eden çalışmalarda yuvarlak formlu taş sıralarının bulunduğunu kaydetti.

Kızıltan, yuvarlak taş yığınları içinde ve dıştan, basit toprak mezarlarla, “Kremasyon” adı bahşedilen cesedin yakıldıktan sonra geriye kalan kemiklerinin gömüldüğü çömlek mezarların (Urne) açığa çıkartıldığını söyledi.

Kızıltan, “Bu mezarların bazılarının içinde ölü hediyesi olarak taş balta, bronz ok ucu veya cihaz ile pişmiş toprak kaplar bulundu. Erken Demir Çağı ’na (MÖ.1200-800) tarihlendirilen mezarlar belgelenmektedir. Hem üç iskeletten oluşan toplu bir mezar da açığa çıkarılmıştır. Bu cins mezarlar, Karadeniz Bölgesi ’nde göç dalgasıyla gelen insanlara ait kabir tipidir” diye konuştu.

AYRICA BATIDAN HEM DOĞUDAN GÖÇ

Kazı alanında saptama edilen insanların, Kuzey Karadeniz ’den Boğaz ’a göç dalgasıyla gelen İstanbul ’un birincil sakinlerinden olduğunu söyleyen Zeynep Kızıltan, “Son Tunç Çağı ’nın bitimine doğru Trakya ’ya Kuzey Karadeniz Bölgesi ’nden yeni ve büyük bir göç dalgasının geldiği, bu kültüre ait ufak yerleşmelere kıyı şeridi ve Gelibolu Yarımadası dıştan, Trakya ’nın her yerinde rastlandığı bilinmektedir “ dedi.

Kuzey Karadeniz ’de, Kırım bölgesindeki toplulukların, iklim ve yöresel savaşlar sebebiyle, keza batıdan hem de doğudan Anadolu topraklarına göç ettiklerini anlatan Kızıltan, şunları dedi:

“O dönemde Karadeniz ’de yaşayanların hangi topluluklara ait olduğunu bilmiyoruz. 3000-3500 sene önceki göçlerle güneye doğru yayılmışlar. Romanya ve Bulgaristan üzerinden Trakya ’ya gelen gruplardan bazılarının da İstanbul ’a yerleştiği varsayım ediliyor.”

İNSANLIK TARİHİ AÇISINDAN DA KAYDA DEĞER

Kazı alanında incelemeler yapan İstanbul Kültür ve Turizm Müdürü Yılmaz, Kültür ve Turizm Bakanlığı nezaretinde yürütülen çalışmalarda ortaya çıkartılan bulguların 3000-3500 yıl daha geriye doğru götüren veriler sunduğunu belirterek, “Yalnızca İstanbul tarihi açısından yok, Türkiye, dünya ve insanlık tarihi açısından da önemlidir” dedi.

ERKEN DEMİR ÇAĞI

Demir Çağı o kadar çok bölgede değişik tarihlerde başlamış ve tekrar olsa da Anadolu ’da genel olarak MÖ 13. yüzyılda başladı. MÖ 4. yüzyılda bittiği kabul edilir.

Demirin eritilerek kullanılmasıyla karakterize olan bir dönem. Bu dönemde demirin işlenmesi keşfi de sanayinin gelişmesini sağladı. Bakır ve tunçun yerini demirden tabanca ve eşyalara bıraktığı Erken Demir Çağı Dönemi ’nde Anadolu ’daki Geç Ghiti Kent Devletleri, Urartu, Frig, Lidya ve Likya uygarlıkları yaşadı.

CİNSİYET, YAŞ VE IRKLARI BELİRLENECEK

Kazı alanından çıkarılan insan kemiklerine DNA testi yapılacağını kaydeden Zeynep Kızıltan, “Belki de bu insanların ırkları belirlenecek. Karbon C14 testi yapılarak da bütün tarihlendirme yapılacak. Antropolojik araştırmalarla da mezarlarda yer alan kemiklerin cinsiyet ve yaşları belirlenecek, “O çağlarda insanların ne ile beslendiği ve ne takım biçtiği de ortaya çıkacak” dedi.

Devamı hakkındaBeşiktaş metro inşaatından İstanbul tarihi çıktı

Fenerbahçe, Vardar maçı hazırlıklarını sürdürdü

Fenerbahçe, Vardar maçı hazırlıklarını sürdürdü

Teknik Direktör Aykut Iri yönetiminde Can Bartu Tesisleri’nde gerçekleştirilen alıştırma koşu, ısınma ve koordinasyon hareketleriyle başladı. İdmanda 3 gruba ayrılan oyuncular, 5’e 2 top kapma ve pas çalışması yaptılar. Antrenman, dar alanda yapılan çift kale maçla da tamamlandı. Şener Özbayraklı, Mehmet Ekici ve Fernandao ise takımdan farklı özel program kapsamında çalışmalarını sürdürdüler.Fenerbahçe, Vardar maçı hazırlıklarını […]

Zonguldak, bir saatlik yağmurla sele teslim oldu

Zonguldak, bir saatlik yağmurla sele teslim oldu

Kentte, saat 16.00 sıralarında başlayan ve yaklaşık 1 saat süren sağanak yağmur hayatı felç etti. Liman Caddesi’nde göle dönen yollarda vasıta sürücüleri ilerlemekte zorluk çekti. Kaldırımları aşan su sahildeki seyahat yoluna doldu. Ulusal Hakimiyet Caddesi’nde rögar kapaklarının tıkanması sonucu su birikintileri oluştu. Arızalanan bazı araçlar yolda kaldı. Kentin içinden geçen Üzülmez Deresi ile taşınan evsel atıklar, liman içine girdi. Liman içinde bir çöp konteynerinin de yüzdüğü görüldü.

HEYELAN RİSKİ SEBEBIYLE 5 KONUT BOŞALTILDI

Zonguldak’ta etkin olan sağanak yağış sebebiyle Çınartepe Mahallesi’nde meydana gelen heyelanda yüksek gerilim hattının bulunduğu elektrik direği kaydı. Elektrik firması yetkilileri yüksek gerilim hattındaki enerjiyi kesti. Bölgede heyelan riski içeren 5 konut terhis edildi. Evlerde yaşayan toplam 32 kişinin bir kısmı Zonguldak Belediyesi’ne ait otobüsle geçici olarak şehir merkezindeki öğrenci yurduna, bir kısmı da yakınlarının yanında gönderildi. Mahalle sakinleri, TOKİ’nin yaptığı inşaat nedeniyle evlerinde heyelan riskinin oluştuğunu ifade ederek karşı çıktı. İl Emniyet Müdür Yardımcısı Gökhan Karagöz, aileleri sakinleştirmeye çalışarak güvenlikleri için geçici olarak tayin edilen yurt veya yakınlarında kalmaları gerektiğini söyledi. Felaket ve Acele Koşul Müdürlüğü ekipleri de bölgede inceleme yaptı.

SU SEVİYESİ YÜKSELEN AKARSU, KÖPRÜ YIKTI

Kozlu İlçesi’ne emrindeki Esen Köyü Ilıksu Mahallesi’nde ise su seviyesi yükselen çay, karşı taraftaki restorana girişi karşılayan yayalara ait köprüsünü yıktı. Restorandakiler köprü yıkılınca arka taraftaki ağaçlık alandan evlerine gitti. Derenin taşma riskine karşı aynı mahallede yaşayanlar evlerini boşalttı. Araçları olmayan 4 kişilik bir aile, Kozlu Belediyesi İtfaiye ekipleri göre alınarak yakınlarının evine bırakıldı.

EREĞLİ’DE ARAÇLAR SUYA GÖMÜLDÜ

Ereğli İlçesi Müftü Mahallesi Suat Başol Sokak’ta tıkanan rögar kapakları sebebiyle park halindeki 4 vasıta sular aşağı kaldı. Çevredekiler, 3 aracın sahibine ulaşıp araçları sudan çıkartmayı başardı. Bir vasıta ise ayrıntılarıyla suyun aşağı kaldı. Evlerinin önü suyla dolan vatandaşlar, Ereğli Belediyesi ekiplerinin vidanjör ile suyu boşaltmasını bekledi.

KOZLU’DA IŞ YERLERİNİ SU BASTI

Kozlu İlçesi’nde etkili olan yağmur nedeniyle ilçe girişindeki yol tamamen suyla kaplandı. Belediye ekipleri dizlerine dek gelen suyun içine girip tıkanan rögar kapaklarını açmaya çalıştı. Atatürk Caddesi de yağmur sebebiyle sular altında kaldı. Buradaki işyerlerini su bastı. Esnaf, işyerlerine giren suları kendi imkanlarıyla temizlemeye çalıştı. Belediye ekipleri de vidanjör ile iş yerlerindeki suyun boşaltılmasına takviye etti. Su aşağıda kalan Kozlu sahil yolunda sürücüler araçlarıyla güçlükle ilerledi.

FINDIK İŞÇİLERİNİN ZOR ANLARI

Alaplı ilçesinde de sağanak nedeniyle mevsimlik fındık işçilerine ait çadırları su bastı.

Doğu illerinden Alaplı’ya fındık biriktirmek için gelen yüzlerce mevsimlik işçinin Dağ Köyü’nde kurdukları çadırlar, öğleden sonra etkili olan sağanak sebebiyle sular aşağıda kaldı.

Mevsimlik işçiler, çadırlara giren yağmur sularını kazma ve küreklerle kanal açarak terhis etmeye çalıştı.

Mevsimlik işçilerden Seyit Han Türegel, AA muhabirine yaptığı açıklamada, sağanak sebebiyle çadırlarını su bastığını ve mağdur olduklarını söyledi.

Türegel, “İlçede etkili olan yağış sebebiyle çadırların içi su ile dolmaya başladı. Tüm eşyalarımız sular aşağıda kaldı. Çadırın içine kanal açtık, yağmur suyu gitsin diye fakat bu da çözüm olmuyor. Ailemle birlikte çadırı terk ederek, minibüse yerleştik.” diye konuştu.

Ömer Balta ise Dağ Köyü’nde mevsimlik işçilerin 150 çadırda konakladığını anlatarak, “Çadırlar su altında kaldı. Alaplı Çayı kenarında konaklayanlar var. Onların durumları daha kötü. Yetkilerden yardım bekliyoruz. Fazla zor durumda kaldık.” ifadesini kullandı. (DHA / AA)

Devamı hakkındaZonguldak, bir saatlik yağmurla sele teslim oldu

PKK'ya işlem yapacaklar mı? İran'dan Erdoğan'a cevap

PKK’ya işlem yapacaklar mı? İran’dan Erdoğan’a cevap

PKK'ya işlem yapacaklar mı? İran'dan Erdoğan'a cevap

İran Devrim Muhafızları Ordusu’ndan yapılan açıklamada, “Biz, yurt açık havada işlem düzenlemiyoruz. Ancak İran topraklarında nüfuz kurmaya çalışacak her türlü kişi ve gruba karşı koyacağız. İran’da terör saldırısı düzenlemeye karşın tüm girişimlere karşılık vereceğiz” ifadelerine yer verildi.

İran Devir Muhafızları, ülke sınırları dışarıda ayrıntılı işlem planlanmadığını da vurguladı.

ERDOĞAN NE DEMİŞTİ?

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın İran Genelkurmay Başkanı’nın yaptığı ziyarete ilişkin, “Korkutma unsuru haline gelmiş olan terör örgütlerine karşısında İran ile müşterek hareketin yapılması her lahza gündemde” şeklindeki açıklaması PKK’ya karşısında Kandil ve Sincar’da müşterek operasyon mu gerçekleşecek” sorusunu gündeme getirmişti.

İran Genelkurmay Başkanının Ankara ziyaretinde terör örgütünün kamplarına ortak harekat planlandığı iddialarına da yanıt veren Erdoğan’ın açıklaması şöyleydi;

Bu ziyarette, sınırdaş ve bilhassa de benzer inancın mensupları olarak, korkutma unsuru haline gelmiş olan bu terör örgütlerine karşı, İran’la böyle bir karşılıklı hareketin yapılması her lahza gündemde. Bu dayanışma, iki Genelkurmay başkanı arasında görüşülmüş ve nasıl bir alıştırma yürütebilir, bunun diplomatik boyutu ne olabilir, bunların hepsini aramızda görüştük. Benim kabulümde de kendilerine, bunun daha geniş anlamda nasıl olması gerekir, bunların hepsini aramızda görüştük. Araştırmalar devam edecek. Çünkü PKK terör örgütünün İran’daki ayağı biliyorsunuz PJAK. Bunların sürekli İran’a da bizlere de verdikleri zararlar var. Bu tehditler, her iki ülkenin dayanışması halinde çok daha farlı bir şekilde, fazla daha kısa zamanda, bir neticeye ulaşır düşüncesinden hareketle bu çalışmaları yapıyoruz, yapacağız. Temenni ederim ki, buralardan başarılı neticeleri alırız.

Sputnik

Devamı hakkındaPKK’ya işlem yapacaklar mı? İran’dan Erdoğan’a cevap

Barzani açıkladı: En büyük hatam...

Barzani açıkladı: En büyük hatam…

Irak Kürdistan Yöresel Yönetimi (IKYB) Başkan Mesud Barzani, bugün Erbil’de Keldani, Asuri, Kakai ve Türkmen grupların temsilcileriyle bir araya geldi. 25 Eylül’de yapılması planlanan özgür referandumunun ertelenmesinin Kürtlerin çıkarına olmadığını belirten Barzani, “Halk Oylaması ertelenmeyecek” dedi. Rudaw’ın aktardığı habere göre Barzani, “Referandum kararı fazla cesurca bir karar. Bağdat’ı bekleyip referandumu yapmamamız fazla tehlikeli. Kürtler, Irak’la […]

İstifa depremi! Peş peşe görevlerini bırakıyorlar

İstifa depremi! Peş peşe görevlerini bırakıyorlar

İstifa depremi! Peş peşe görevlerini bırakıyorlar

Son 2 haftada AK Parti’de peş peşe istifalar geldi. AK Parti Şırnak İl Başkanı Mehmet Aşan, Sancı İl Başkanı Kemal Atmaca, AKP Muş İl Başkanı Namık Ergün, AKP Hakkari İl Başkanı Nurettin Fırat, AK Parti Aksaray İl Başkanı Abdulkadir Karatay açıklama yaparak istifa etti.

Erdoğan, teşkilatlarına ‘metal yorgunluğu ’ uyarısında bulundu ve ‘başarısız olanlar istifa etsin ’ çağrısının gerisinde 6 il başkanı görevini bıraktığını açıkladı.

MHP’DE 56 İSTİFA ANSIZIN

MHP’de deprem rüzgarı sürüyor. Son olarak Afyonkarahisar ’ın Dinar ilçesinde MHP ’li Belediye Başkanı Saffet Acar ve beraberindeki 56 birey partisinden istifa etti

ÖSYM’DE DEPREM

Dün akşam saatlerinde ÖSYM Başkanı Ömer Demir ’den flaş bir açıklama geldi. Demir, “ÖSYM ’nin kurum olarak tartışılmasının önlemek maksadıyla görevden ayrılma talebimi ilgili makama bugün itibarıyla sunmuş bulunmaktayım” dedi. Ömer Demir’in açıklaması şöyleydi;

” Personelin maksat taşımayan dikkatsizlikleri sonucu ortaya çıkan koyma hatası sebebiyle ÖSYM’nin kurum olarak tartışılmasının önüne geçmek maksadıyla görevden bölünme talebimi ilgili makama bugün itibarıyla sunmuş bulunmaktayım. Yapan 3 dost akşam saatlerinde bana gelip böyle bir kusur yaptık ne yapacağız dediler ? Yapılacak olan hatayı düzeltip kamuoyunun bilgilendirilmesidir dedik ve bahsettiğim işlem böyle çalıştı. O arkadaşlarla ilgili ben kasıtsız bir hata olduğunu gördüm ve onlara verilebilecek bir yaptırımın benim istifam bağlamında bir anlamı olmadığını düşünüyorum. Normalde yerleşmemeleri gerekirken yanlışlıkla yerleştirildikleri için kişiler için objektif yargı mahrumiyetinden bahsedemeyiz lakin yönetimsel kusur olduğunu kabul ediyoruz. Yanılgı sonucu kişi bir yargı kazanabiliyor olamaz.

Kurum kusur yaptıysa hatasının nedir karşılığı yapılabilir. Kusurumuz var kurum olarak böyle yapmamalıydık. ÖSYM’nin sistematik çalışması ve yapmasıyla ilgili bir güven sorunu olduğuna dair bir kavrama yok bende. Lakin 2010 meselesi memleketimizin başına kabus gibi çökmüştür. Binlerce millet görevlisi kamudan ihraç edilmiştir. Tüm bu kurumlara verilen hasar gibi buraya da zarar verilmiştir. başkaca bu kurumun kendi doğal egzersiz düzeni içerisinde hata üretme meselesine ilişkin sabıkası söz konusu yok. Bu kuruma sahip çıkmalıyız. Hepimizin haklarını elde etmesinde rol bölge bir kurumdur. Buna sahip çıkmak buradan ayrılmayı gerektiriyorsa ayrılmalıyız. Burada bulunmayı gerektiriyorsa bulunmalıyız. Bunun bilhassa vurgulanması için ben görevden ayrılma talebimi ilettim. Puan hesaplamasında iki bambaşka ekip hesaplayıp yapıyor. Öbür bir netice olursa nereden kaynaklandığı yapılıyor. Fakat yerleştirmelerde şimdiye kadar buna aynı bir riskle karşılaşılmadığı için ikili yerleştirme yapılmadı. Bundan sonra yapılabilir olur ya, çokta isabetli olur”

MSB: 7 GENERAL VE AMİRAL EMEKLİLİKLERİNİ İSTEDİ

Milli Savunma Bakanlığı, 7 general ve amiralin emekliliklerini istediklerini açıkladı. MSB ’den yapılan açıklamada, “7 general ve amiral atamalar öncesi emeklilik istedi. Emeklilik işlemlerinin son atamalarla ilgilisi yok” denildi.

ANKARA EMNIYET MÜDÜRÜ GÖREVİ BIRAKTI

15 Temmuz ihanet gecesi, Ankara İl Emniyet Müdürlüğü koltuğunda oturan ve darbe girişiminin bastırılmasında büyük rol oynayan İl Emniyet Müdürü Mahmut Karaaslan, sürpriz bir kararla emekliliğini istedi. Karaaslan emeklilik dilekçesini verdiğini doğruladı ve izne ayrıldığını söyledi.

KONYASPOR BAŞKANI AHMET ŞÖHRET İSTİFA ETTİ

Konyaspor Kulüp Başkanı Ahmet Şan ’ın, Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) üyelerinin kullandığı dar haberleşme programı “Bylock” kullanıcısı olduğu öne sürülerek ifadesinin alınan Ahmet Şöhret istifa etti.

Devamı hakkındaİstifa depremi! Peş peşe görevlerini bırakıyorlar

'Seks festivalinde' şok vefat

‘Seks festivalinde’ şok vefat

'Seks festivalinde' şok vefat

İngiltere’de Şehir şehrindeki Tunbridge Wells isimli kasabada gerçekleştirilen ‘seks festivalinin’ gerisinde, 50 ’li yaşlarda bir erkeğin cesedi bulundu.

Bir kadın ise bilinci kapalı halde hastaneye kaldırıldı. Polis olayın soruşturulduğunu açıkladı…

İngiltere’de bu sene ikincisi düzenlenen Flamefest isimli festivalde, eğlencenin yanı sıra; katılımcıların cinsel ilişkiye girmesi için de alanlar da bulunuyordu.

250 kişinin katıldığı etkinliğin biletleri 600 sterlinden satılmıştı.

Festival 18-20 Ağustos arasında düzenlenmişti.

Devamı hakkında‘Seks festivalinde’ şok vefat

Görenler polise haber verdi! Dehşet görünüm

Görenler polise haber verdi! Dehşet görünüm

Görenler polise haber verdi! Dehşet görünüm

Aydın’da pompalı tüfekle vurularak öldürüldüğü tespit edilen 2 kardeşin cesedi bulundu.

Alınan bilgiye göre, Muammer Aksoy Mahallesi yakınlarındaki manâsız arazide 2 kişinin uyuşuk yattığını görenler, durumu sağlık durumu ve polis ekiplerine bildirdi.

Durum yerine gelen ekipler, kardeş oldukları öğrenilen Ercan Herdem (23) ve Erhan Herdem’in (27) hayatını kaybettiğini belirledi. Yapılan çözümleme sonucunda 2 kardeşin pompalı tüfekle vurularak öldürüldüğü saptandı.

Cesetler, otopsi için Nazilli Devlet Hastanesi ’ne kaldırıldı.

AA

Devamı hakkındaGörenler polise haber verdi! Dehşet görünüm

Suikast davasında gergin anlar! Salondan atıldı

Erdoğan’a suikast davasında gergin anlar! Salondan atıldı

Erdoğan'a suikast davasında gergin anlar! Salondan atıldı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Marmaris’te kaldığı otele, 15 Temmuz darbe girişimi gecesi saldırı düzenleyen 37 darbeci askerin bulunduğu 47 kişinin yargılanmasına devam edildi.

Darbeci sanık askerlerden pilot Albay Ali Aktürk, yakıt ikmali yapmak için Dalaman’a inecekleri sırada kulenin telsizle yaptığı uyarılara cevap vermemekle suçlanmasına, “İndiğimiz sırada etrafımız askerlerle çevrilmişti. Telsizden arkadaş helikopter olduğumuzu söyledik. Fakat zaman zaman Yunanistan’dan gelen helikopterler bu şekilde inebildiği için bizi de böylece sanıp vurabileceklerini düşünerek tekrar havalandım” dedi.

Geçen 15 Temmuz’daki darbe girişimi sırasında, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Marmaris’te kaldığı otele atak düzenleyen Özel Kuvvetler ve Muharebe Arama Kurtarma (MAK) timlerinin de aralarında bulunduğu 43’ü esir 47 sanığın yargılanmasına Muğla 2’nci Ağır Canice Mahkemesi’nde her tarafta başlandı. Yoklamayla başlayan duruşmada Pilot Albay Ali Aktürk, savunmasını yaptı. Kendisini bir şekilde 15 Temmuz talihsizliği içerisinde bulduğunu söyleyen Ali Aktürk, “Ivedi bir uçuş görevinin sorumluluğu gereği icra ettim. Kabahat teşkil ettiğine dair emarenin bulunmadığını düşündüm. Bilmeden, gönülsüzce kendimi bu hadisenin içerisinde buldum. 16 Temmuz günü Çiğli’ye inişten daha sonra olayları öğrendim. Kendi isteğimde teslim oldum” dedi.

Kendilerine hem emniyette ayrıca de cezaevinde fena muamele yapıldığını, eşinin önce açığa alındığını ardından mesleğinden ihraç edildiğini de anlatan Ali Aktürk’ü, Duruşma Başkanı Emirşah Baştoğ, sık sık savunmasını yapması için uyardı.

“SUİKAST TİMİNİ İSTANBUL’DAN İZMİR’E GETİRMİŞ”

Özel Kuvvetler’e tabi suikast timini İstanbul’dan İzmir’e getiren helikopterin pilotu olan Albay Ali Aktürk, şunları söyledi:

“İstanbul’da özel güçlü olarak gelen Şükrü Seymen, Çiğli’ye gideceklerini söyledi. Görevin mahiyetini sordum. Bana kendisinin de bilmediğini söyledi. Çiğli’deki konuşmalardan da diğer pilotlarında ne maksatla buluştuğumuzu bilmediklerini gördüm. Çiğli’de bulunduğum zamanda ülke genelindeki kalkışmadan haberim olmadı. Şarjım eksik olduğu için telefonumu kullanmadım. Uçuş sırasında ailemle fazla konuşmam ve kısa keserim. O zamanda aradıklarında uçuşta olduğumu söyledim.”

Uçuş esnasında Kara Havacılık Genel Komutanlığı’na vekalet eden Tuğgeneral Ünsal Coşkun’un kendisini aradığını ve ona Çiğli’ye yaklaştıkları bilgisini verdiğini de açıklayan Ali Aktürk, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Apronda yanımıza gelen general kendisini Gökhan Şahin Sönmezateş olarak tanıttı. Genelkurmay Başkanlığı’ndan emir geldiğini, askerlerin naklini yapacağımızı söyledi. Koordinatı Zeki Göçmen’e verdi. O da görevin mahiyetini sordu, ayrıntılı data vermedi. Naklin helikopterle yapılacağını, görevin o askerleri oraya vazgeçmek ve baştan edinmek olduğunu söyledi. Askerliğin doğasına dair davranış gereği bir daha görevi sormadım. Gece saat 01.40 gibi motor çalıştırdık. Kalkışa hazırdık lakin kalkmadık. Görevin iptal edildiği, Ankara’ya gidileceği söylendi, biz gidemeyeceğimizi söyleyince, bizi uçuştan çıkardılar. Sonradan birincil göreve dönüş olduğu söylendi. Beklediğimiz bu 35 dakika sürede helikopterler defalarca çalışır vaziyetteydi. Kalktıktan sonradan 4 bin 500- 5 bin fit irtifalarda uçtuk. Bu helikopter için yüksek bir irtifaydı. Çiğli’de kalkış 02.15 gibi oldu. Marmaris’e inişimiz ise saat 03.29 oldu. Ikâmetgâh yerleri vardı, sırasıyla iniş yaptık. İndirdiğimiz personel dönüş yapmadı.”

KULEYLE BAĞLANTI KURAMAMIŞ

Yakıt ikmali gerçekleştirmek için Dalaman’a inecekleri sırada tanıkların kulenin telsizle yaptığı uyarılara yanıt vermemekle suçladığı Ali Aktürk, bu konuda ilginç bir savunma yapıp önlerindeki dağın görüşmeyi engellediğini ileri sürdü. Dalaman’daki pist hakkında evvelden bilgisinin bulunduğunu da ifade eden Ali Aktürk, şöyle dedi:

“Pisti önceki görevlerden biliyordum. Yakıtın azalması bıkkınlık oluşturacağından iniş yaptım. Telsiz teması helikopterin sık yaşadığı bir sorundur. böylece kuleyle telsiz teması yaşayamadım. Birincil indiğimizde saat 03.51’di. Önce etrafta kimseyi görmedim. Kimseyi görmeyince motor susturduk. Kuleye askeri helikopter olduğumuzu yakıt ikmali istediğimi söyledim. İzmir’den gelip İzmir’e döneceğimizi söyledik. Kule bizden helikopterin etrafının sarıldığını teslim olmamızı istedi. Ben de yakıt ikmali yapmalarını istedim. Askeri helikopter olduğumu söyledim. Yunanistan’a yakın olduğu için Yunanistan helikopteri gibi algıladıklarını düşündüm. Etrafımızın erlerle sarıldığını gördüm. Motor susturum helikopterden indiğim sırada bizi vurabileceklerini düşünüp canımıza ve helikoptere hasar gelmesin diye kalkış yaptık. Imsık’a gitmek için havalandık ama buraya yakacak yetmeyeceğinden araziye iniş yaptık. Yakacak ikmali yaptıktan sonradan personeli elde etmek içini helikoptere bindik. Saat 04.55’di. Deniz üzerinde bulunduğumuz sırada helikoptere atış yapıldı.Çarpan mermi seslerini duyuyordum. Helikopteri düşürmek için bizleri öldürmek için aşağıdan ateş ettiler.”

Kendilerinden önce Marmaris’te bir helikopter trafiğinin yaşandığını, öteki sanıklar gibi çatışmaya giren diğer kişiler bulunduğunu da iddia eden Ali Aktürk, FETÖ üyeliği suçlamasını kabul etmeyip tahliyesini istedi.

“ACELE TAYIN BİLDİRİMİYLE BİRLİĞE GİTTİM”

Duruşmadan atılan esir sanıkn MAK timinden astsubay Abdülhamit Gülerden savunmasında MAK Tim Komutanı Binbaşı Taner Berber göre ivedi ödev bildirimiyle birliğine gittiğini söyledi. Abdülhamit Gülerden, “Yapacağımız tayin hakkında açıklamada bulundu. Görevin bir terör operasyonu olduğunu, Özel Kuvvetlere takviye vereceğimizi söyledi. Böyle bir görevi içinden gelerek kabul ettim. Cumhurbaşkanı’nın alınması karşımıza çıkan şahısların etkisiz hale getirilmesi, darbe yapılması sıkıyönetimin bildiri edilmesi benim tanık olduğum şeyler değildi. Gökhan Şahin Sönmezateş’in darbe ya da sıkıyönetim açıklamasını duymadım” dedi.

“ZEKAİ AKSAKALLI ADAM ÖLDÜRMEDEN YARGILANMALI”

Savunmasında emrin suç oluşturduğuna karşın ifadesi sırasında Abdülhamit Gülerden, şehit kahraman Astsubay Ömer Halisdemir’in darbeci general Semih Terzi’yi öldürmesine de değinip, “Kahraman diye anılan Zekai Aksakallı, yasadışı dikte verip Semih Terzi’nin öldürülmesine neden oldu. Onun için cinayete azmettirmekten dava veya soruşturma açılmadı. Bana kabahat işlediğimi söyleyenler, bunu yapmamıştır” dedi.

Bu sırada sanığın sözünü kesen Duruşma Başkanı Emirşah Baştoğ, “Ömer Halisdemir’i buna karıştırma. Kendisi görev yerini, mabedini basmaya gelenlere karşı bu eylemini yapmıştır. Bu örneği verme, ailesinin de rızası yoktur. Bu eylemi meşru müdafa hakkıyla yapmıştır. Ailesinin rızası değil, ailesine saygı göstermenizi bekliyoruz” dedi.

Laf bölge Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın avukatı Halit Çokan da, “Haddini aşmış sanığa, lütfen savunmasını yaptırın” dedi. Sanık Abdülhamit Gülerden, uyarılara rağmen bir takım kamu görevlileri ile duruşmada bulunmayan kişiler hakkında suçlayıcı ve hakaret taşıyan sözlerini sürdürünce Duruşma Başkanı Emirşah Baştoğ, bir defa daha sözünü kesti.

DURUŞMA SALONUNDAN ATILDI

Davalı Abdülhamit Gülerden’ın tavrını sürdürmesi üstüne Mahkeme Başkanı Emirşah Baştoğ, “Bunların esas hakkındaki savunmanla ilgisi değil. Abdülhamit Gülerden, esas hakkındaki savunma için söz verildiği halde, hakkındaki savunma yapmadığı kesintisiz kişileri suçladı ve savunma kapsamında beyanlarda bulunmadı. Kendisine tekrar tekrar esas hakkında savunma için söz verildiği, savunmasına başlaması, huysuz takdirde savunma hakkını kullanmaktan vazgeçmiş olacağı sözlü olarak bildirildi. Fakat sanık aynı şekilde bir kısmı mahkememizde bulunmayan ve cevap verme olanağı da olmayan kişilere yönelik saldırganca sözler sarf etmeye devam etti. böylece sanığın bu hakkına son verildi. Davalı kendisine söz verilmediği halde mahkemenin düzenini bozmaya devam ettiği için de dışarıda çıkartılmasına, yargılamadan men edilmesine karar verildi” dedi.

Bu karar üstüne davalı Abdülhamit Güler’den, duruşma salonundan çıkartıldı.

DHA

Devamı hakkındaErdoğan’a suikast davasında gergin anlar! Salondan atıldı