Cumhurbaşkanı Erdoğan: Afrin'de gözümüzü karartırız

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Afrin’de gözümüzü karartırız

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Afrin'de gözümüzü karartırız

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ürdün ziyaretinden dönüşte uçakta gazetecilerin sorularını yanıtladı. İşte Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıklamaları…

Ürdün ’e hareketinizden önce terörle çaba konusunda Türkiye ’nin İran ’la mümkün işbirliğine işaret ettiniz. Bunun çerçevesi ve derinliği ne olabilir?

Terörle ortak uğraş, İran Genelkurmay Başkanı Bakıri ’nin ziyareti sırasında konuşuldu. Suriye ’deki çatışmasızlık bölgelerini, ayrıca oralarda İran ’ın pozisyonunun ne olacağını konuştuk. Bizim için Suriye ’de Afrin (Şu lahza PKK ’nın Suriye kolu PYD ’nin kontrolünde) konusu var. Türkiye olarak, Suriye ’nin kuzeyinde Akdeniz ’e açılacak bir terör koridoruna müsaade etmeyiz. Bedeli ne olursa olsun, gereken müdahaleyi yaparız. Fırat Kalkanı Harekatı bunun için yapılmıştır.

İdlib (Suriye sınırında fazla dinci terör örgütü El Nusra ’nın kontrolünde) konusunda görüşmelerimiz, müzakerelerimiz devam ediyor.

Afrin ’de planladığımız şey nedir?

Bizim için önemli olan şey, oralarda teröre müsaade etmemektir. Afrin ’de Türkiye ’ye müzahir olan Kürtler var, PYD ile beraber olan Kürtler de var. Gerçekte Kürt ifadesini kullanırken üzülüyorum. Kürtleri tamamen PKK safında gibi görmeyi nasıl içten bulmuyorsak, benzer şey Afrin ’deki koşul için de geçerli. Orada terörle arasına uzaklık koyan, bizimle beraber hareket eden Kürt kardeşlerimiz de var. Oralarda terörün baskın çıkma ihtimali olursa, gözümüzü karartırız. Afrin o bakımdan fazla manâlı bir bölge. Bir taraftan Hatay Türkiye sınırları öbür taraftan İdlib ’e geçiş. Bu bakımdan fazla fazla manâlı. Bizim buralarda en ufak bir esnememiz olamaz. Bunları birinci derecede Rusya ve İran ’la da etraflıca görüştük.

Gaz Lambası ve Sincar ’da İran ’la müşterek operasyon mu söz konusu?
hemen PJAK (PKK ’nın İran kolu) olayı İran ’ı rahatsız ediyor. Her ne değin İran ’la uyum noktasında bir takım sıkıntılar olsa da acilen onlar da bir dayanışma içerisinde, ‘Teröre karşı mücadeleyi beraber verelim ’ diyorlar. Kandil ’de de olur, Sincar ’da da olur. (Gaz Lambası ’den daha sonra Sincar ’da da PKK yapılanmıştı.) Sincar ’da derken Haşdi Şabi ’yi (İran ’ın yoklama ettiği IRAK ’taki örgüt) dokundurma ediyorlar. Görüşmeler sürüyor. Dışişleri, istihbarat, yetkilileri görüşürler; gelişmeler doğrultusunda değerlendirmeleri yaparız.

FETÖ davalarıyla ilgili ilerlemeyi nasıl tespit ediyorsunuz? Tek tip kıyafet konusunda son durum nedir?

Tek herif giysi konusunda, arkadaşlar çalışmaları hızlandırıyor. 70 bin civarında bir giysi hazırlanacak. Cezaevleri falan da yapılıyor. Ağırlaştırılmış müebbet hapiste hücresel ayrı, orada yanılmıyorsam, 5-6 metrekare hücresel içinde kalıyorlar. Dolayısıyla öbür yerlerde. Yeni cezaevlerinin yapımı da sürüyor.

Hazırlanan kıyafetler yargılama sürecinde mi giyilecek?

Evet, yargılama sürecinde.

“ATATÜRK’ÜN OTURDUĞU KOLTUĞU GÖRMEMİŞTİR”

Almanya, Gümrük Birliği ’nin güncellenmesi konusunda Avrupa Birliği ’ni zorlama altına aldı. Türkiye bundan daha sonra mevcut haliyle Gümrük Birliği ’ne devam mı edecek? Yahut bambaşka arayışlara girilecek mi?

Almanya ve diğer Avrupa ülkeleri Gümrük Birliği ’nin devamı için adım atmadıkları takdirde, bizim kaybedeceğimiz bir şey yok. Biz yolumuza benzer şekilde devam ederiz. Geri kabul anlaşmasında üzerimize düşeni yaptık, ama AB taahhütlerini yerine getirmedi. Ne eyvah oysa AB üyesi ülkelerin bazıları Türkiye konusunda düzgün davranmıyor. Ama kayda değer yok. Kayda Değer olan Türkiye ’nin dimdik ayakta sağlam durmayı başarmasıdır. Kılıçdaroğlu gibi durmamak lüzumlu; onlar zaten Türkiye ’nin aleyhine çalışıyor, onların kimlerle ortak hareket ettiği belli.

Atatürk ’ün partisi CHP ’nin başında, Atatürk ’ün koltuğunda oturuyor…

Içten bir açıklama yok. Kılıçdaroğlu, Deniz Baykal ’dan aldığı koltukta oturuyor. Onun Atatürk ’ün koltuğu ile ne alakası var? O Atatürk ’ün oturduğu koltukları görmemiştir bile. Fakat ben gördüm. Çankaya ’da gördüm.

“ERKEN TERCIH ISRAF OLUR”

AK Parti ’deki yenilenme çalışmaları nasıl gidiyor? Ne kadar yol alındı?

derhal bütün belde kongrelerini bitirdik. Atamalarımızı yaptık. İlçelerde bir takım yenilemeler, alıp vermeler bunların üzerinde çalışıyoruz.

Sizi memnun etme edecek düzeyde gidiyor mu her şey?

2019 seçimlerinde göreceğiz. şu anda ne söylenirse boş. Hazırlık safhasındayız. Arkadaşlarıma hep söylüyorum: Yalan yanlışa, suistimallere, yolsuzluklara, şunlara bunlara karışmış kişiler asla olmayacak. Bunları bulup ayıklayacaksınız… Parti içinde heyecan var.

Acaba bir erken seçim mi olacak? ‘AK Parti erken seçim için başlangıç verdi ’ diye konuşanlar da var. Ne dersiniz?

İşimize bakalım. Erken tercih israf olur. İşimize bakmamız gerekli.

“HALK OYLAMASI YAPARLARSA YALNIZLIĞA ADIM ATARLAR”

Kuzey Irak ’ta bağımsızlık referandumu yaklaşıyor, Barzani geri adım atmıyor. Türkiye ne yapacak? Herhangi bir bağlantı var mı?

Görüşmeler var. Ben MIT Müsteşarımı gönderdim. Hem Bağdat ’a, ayrıca Erbil ’e gitti, görüşmeler yaptı. Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Çarşamba (bugün) gidiyor, Bağdat ’a, arkasında Erbil ’e geçecek. O cins bir referandumu, dünyada bir fazla gelişmiş ülke doğru bulmuyor. Türkiye olarak biz içten bulmuyoruz, İslam ülkeleri doğru bulmuyor. Dolayısıyla o cins bir adım atılması, yalnızlığa adım atmak demektir. Irak merkezi yönetimin, federal parlamentonun onaylamadığı o cins bir halk oylamasi, avara kasnak gibidir, başka bir şey yok. (POSTA)

Devamı hakkındaCumhurbaşkanı Erdoğan: Afrin’de gözümüzü karartırız

Karayılan'ın telsiz konuşmaları ortaya çıktı: Asker sizi tavşan gibi avlıyor

Karayılan’ın telsiz konuşmaları ortaya çıktı: Asker sizi tavşan gibi avlıyor

Karayılan'ın telsiz konuşmaları ortaya çıktı: Asker sizi tavşan gibi avlıyor

Güneydoğu’da hendek olaylarında halktan takviye bulamayan, son günlerde güvenlik güçlerinin başarılı operasyonlarıyla ağır darbe yiyen PKK’daki umutsuzluk ve çırpınış telsize yansıdı. Sadece 3-21 Ağustos aralarında 98 terörist öldürülürken, örgütün Kandil’deki elebaşlarından Murat Karayılan neredeyse çılgına döndü.

Geçen sene iddiaya göre özerlik ilanıyla Güneydoğu’da insanların hayatını kabusa çeviren terör örgütü PKK’daki çökme son günlerde güvenlik güçlerinin düzenlediği operasyonlarla tamamen hızlandı.

Hakkâri, Mardin, Şırnak kırsalı ile Kuzey Irak’taki PKK kamplarına düzenlenen operasyonlarda çok sayıda terörist etkisiz ışık halkası getirilirken, PKK sığınakları da birer birer tahrip ediliyor. İstihbarat birimlerinin hazırladığı rapora tarafından; terör örgütü PKK son 3 yılda etkinliğini yüzde 80 oranında kaybetti.
Hakkari Yüksekova, Mardin Midyat, Nusaybin ile Şırnak Beytüşşebap kırsalında 3-21 Ağustos aralarında düzenlenen operasyonlarda arasında araçla bombalı saldırı hazırlığında olan 4 teröristin de bulunduğu 98 terörist öldürüldü. Sığınakların da imha edilmesiyle erzak ve cephane sıkıntısı çeken örgütteki umutsuzluk telsiz konuşmalarına yansıdı. Örgütün Kandil’deki elebaşısı Murat Karayılan adeta çılgına döndü.

‘DEPOLARIMIZ YOK OLDU’

Emniyet birimlerince deşifre edilen telsiz konuşmalarında, PKK’nın silahlı kanadı HPG’nin başındaki ‘Cemal’ kod adlı Murat Karayılan’ın eylem yapamaz ülkü gelen teröristleri becerisizlik, strateji geliştirmemekle suçlayıp ‘Cezasını çekersiniz’ diyerek infaz edilecekleri tehdidinde bulunduğu ortaya çıktı.

İşte umutsuzluk içinde olan Murat Karayılan’ın Türkiye sınırları içinde bulunan örgüt mensuplarına yönelik yaptığı o tavır:

“Gün geçmiyor ama bir grup heval asker pususuna düşmesin. ‘Hepsi tahrip olmuş’ raporu veriyor. TC askeri artık eski asker yok. Onlar strateji değiştirdi. Vaktiyle biz onların üzerine gidiyorduk. Şu Anda onlar arayıp sizi buluyor. Kendinizi gizleyemiyorsunuz. Asker sizi kevroşk (tavşan) gibi avlıyor.

“Mühimmat depolarımız yok oldu. Yiyecek Içecek depolarımız yok oldu. Rojava’dan başka gelen yok. Siz ne yapıyorsunuz ? Yeni katılanların birçok ya öldü ya da kaçtı. Adamları elinizde tutamıyorsunuz, sahip olamıyorsunuz. Kimsenin gözyaşına bakmam, acımam. Ölülerin hesabını veremez ışık halkası geldik. Avrupa bir yana, aileler bir diğer yanlamasına. Kimi nereye gömdüğünüzü bile bilmiyoruz. Asker sizi dinliyor, gözlüyor, tavşan gibi avlıyor.”

(Sabahtan)

Devamı hakkındaKarayılan’ın telsiz konuşmaları ortaya çıktı: Asker sizi tavşan gibi avlıyor

Kemerburgaz'ı karıştıran define dedikodusu! 150 kilo altın...

Kemerburgaz’ı karıştıran define dedikodusu! 150 kilo altın…

Kemerburgaz'ı karıştıran define dedikodusu! 150 kilo altın...

Gazete türk’ten Hasan Örnekoğlu’nun haberine göre; bir aydır berberinden kasabına, şoföründen konut hanımına dek herkesin diline dolandı, 150 kilo altın… Alçak Ses gazetesinin hızla yaydığı söylenti definecilerin kulağına da gitti ve hiç kaçırmadan altınlar için Kemerburgaz ’daki su kemerlerinin altını oydular. Efsaneye dönüşen söylenti hâlâ Kemerburgaz sakinlerinin ilk gündem maddesi.

‘1 SİKKE ZEKA BULUNMADI ’

Mithatpaşa Mahallesi Muhtarı Gürkan Yılmaz, söylentilere ve bölgeyi köstepek yuvasına çeviren definecilere tepkili. Doğma yükselme Kemerburgazlı olduğunu söyleyen Yılmaz, definecilerin aralıksız izinsiz kazı yaptığını, kimsenin 1 sikke dahi bulduğuna tanık olmadığını söyledi ve şunları dedi:

Metro kazı alanının 500 m yukarısında tarihi kilise var. Biri burada altın bulunduğu dedikodusunu yaymış. Kim bu söylentiyi çıkardıysa daha sonra kendisi de inanmış. Burada Fatih Sultan Mehmed döneminden kalma su kemerleri var. Burayı sürekli kazıyorlar. Doğrusu rüyasında ‘Ak sakallı dedeyi gördüm ’ diyen, falanca öğretmen söyledi diyen buraya geliyor.”

Definecilerin profesyonel malzemeleri 10 bin liraya kiralayarak geldiğini anlatan Yılmaz, firari kazı yapanlarla ilgili “1 gecede 5-6 m kazıp bırakıyorlar. Sonradan biz bu çukurları belediyeye söyleyip kapattırıyoruz” dedi.

Yılmaz şunları söyledi: “Bu kemerler çok uzun. Dehlizin içerisine girip altın aramışlar. Zamanında Rumların kaçarken su kanalına altın küpü koyduğu dedikodusu var. Bu nasıl bir küptür oysa yıllardan beri suyun akıntısına dayanabilmiş. Söylentilerden usandık. “

“Kazılarını genel olarak surlara yakın noktalarda veya surların içinde yapıyorlar. Bu bölgeye her geldiğimde içim acıyor. Hiçbir koruma yok. Tarihi su kemerlerinin duvarlarında yazılar var. Bazı parçalar kopmuş. Kırdıkları yerlerden içeri girmişler. Derhal bir önlem alınması gerek.”

Devamı hakkındaKemerburgaz’ı karıştıran define dedikodusu! 150 kilo altın…

Kediye eziyete sosyal medyada büyük tepki

Kediye eziyete sosyal medyada büyük tepki

Kediye eziyete sosyal medyada büyük tepki

Sakarya’da yaşayan Sude A. adlı genç kız, sosyal medya hesabından gözleri oyulmuş bir kedi fotoğrafı paylaşarak, üstüne de ‘En sevdiğim’ yazdı. Sude A., yoğun tepkiler üzerine sosyal medya hesabını kapattı.

“CEZASIZ KALMASIN”

SOSYAL AĞ hesaplarında Sakarya’nın merkez Adapazarı İlçesi’nde yaşadığını yazan Sude A., gözleri oyulmuş bir kedi fotoğrafının üzerine ‘En sevdiğim’ yazarak paylaşımda bulundu. Paylaşımı görenler, mesajlar atarak tepkilerini dile getirdi. Sude A.’nın ise dalga geçerek cevap vermesi ,hayvanseverleri daha da sinirlendirdi. Sude A. bir vakit sonra sosyal medya hesaplarını kapatırken, hayvanseverler ise cezalandırılmasını istedi.

“ÜZGÜNÜM”

Tepkinin büyümesi sonrası Sude A., kediyi yolda görerek fotoğrafını çektiğini belirterek, “Köyde kardeşim ile birlikte kuzenlerimin yanında bu arada yolun ortasında bir kedi gördük ve yanına gittiğimizde hafifçe başını kaldırdım. Ölmüş olduğunu gördüm ve gerçekten çok üzüldüm. O anda fotoğrafını çektim ve hesapta paylaştım. Hayvanların bu ayla gelmesi aslında endişe vericiydi. Bir birey bana “Niye zarar veriyorsun yazdı”. Benim böyle bir şeyi yapmış olacağımı düşünmesi bile beni rahatsız etti. Çünkü ben köyde olsun, evimde olsun hayvanlarla iç içeyim. Hayvanları aslında seviyorum. O kişinin yazdığı şeylere, o kişiye tepki göstererek sinirle yazmamam gereken şeyler yazdım. Bulunduğum durumdan nedeniyle fazla üzgünüm. Ben hiçbir hayvana katiyen hasar vermem” dedi.

Devamı hakkındaKediye eziyete sosyal medyada büyük tepki

Mersin'de tombalacı sendikaya 23 günde 8 ’inci baskın

Mersin’de tombalacı sendikaya 23 günde 8 ’inci baskın

Mersin'de tombalacı sendikaya 23 günde 8 ’inci baskın

Gazete türk’ten Beycan Üçkardeş ve Hakan Bulut’un haberine tarafından; tombalacılar, Mersin ’in Tarsus İlçesi ’ne tabi Yenice Mahallesi ’ndeki hareketsiz bir fabrika binasını kiraladı. Kapısında Nakliyecilik ve Emekçi Sendikası yazan mekâna birincil baskın 25 Temmuz ’da yapıldı, idare binasının birinci katı mühürlendi. Tombalacılar binanın 2. katını oyun alanı olarak düzenledi. Jandarma bu defa 2. kata ve peşine düşüp takip eden günlerde ise benzer alan içindeki 7 mekâna başat düzenledi.

Mekânlar valilik ve belediye tarafından mühürlendi. Ama tombalacılar durmadı. Sendikaya 8 ’inci baskınsa önceki gün yapıldı ve kapalı otoparktaki 77 birey hakkında Kabahatler Kanunu ’na kadar 17 bin 479 TL para cezası kesildi.

Ayrıca mekânda 1 adet üfürme makinesi plastik borusu, 1 adet ses amfisi, 1 adet numaratör, 150 adet çekiliş kartı ile 4879 adet oyun pulu ele geçirildi. Binanın ise tamamı mühürlendi.

Birincil baskında tutuklanan sendika başkanı N.B. ’nin ardındaki işleri sendika genel sekreteri A.A. ’nın iki kişiyle üstlendiği öne sürüldü.

Yapılan 8 ayrı baskında 860 kişiye 187 bin TL para cezası kesildi. 70 kişiye de kumar oynamak için yer temin etmekten operasyon yapıldı. Kabahatler Kanunu ’na kadar para cezası kesilen 860 kişinin cezası mekân sahipleri göre ödendi.

Devamı hakkındaMersin’de tombalacı sendikaya 23 günde 8 ’inci baskın

Beşiktaş metro inşaatından İstanbul tarihi çıktı

Beşiktaş metro inşaatından İstanbul tarihi çıktı

Beşiktaş metro inşaatından İstanbul tarihi çıktı

Gazete türk’ten Nihat Uludağ’ın haberine göre; İstanbul ’da, Beşiktaş metro istasyonu inşaat alanında yanmış insan kemiklerinin bulunduğu toplu mezardan çıkan 3 kişiye ait kemiklerin Kuzey Karadeniz ’den İstanbul ’a göç eden topluluklara ait olduğu belirlendi.

OSMANLI TRAMVAY DEPOSU

İstanbul Kazıbilim Müzesi Müdürü Zeynep Kızıltan başkanlığında yürütülen kazılarda, arkeologlar ve 45 emekçi sürekli çalışıyor. Bir yıldır süren çalışmalarla ilgili soruları yanıtlayan Kızıltan, kalıntılardan elde ettikleri verileri paylaştı.

Kazılarda ilk olarak Osmanlı döneminden kalma tramvay deposunun bulunduğunu belirten Kızıltan, inşaat alanında yatan tarihle ilgili şu bilgileri verdi:

“Kazının birincil etabında yüzeyden itibaren modern kaldırım taşı döşeli alan ve onun aşağıda yer alan beton tabakanın belgelenerek kaldırılması yapıldı. Bu tabakanın altında 19. yy sonu ve 20. yy ’ye ait betonarme, harman tuğla ve taş örgülü altyapı kalıntıları ortaya çıktı.”

“Kalıntıların büyük bir bölümünü 1910 ’da yapılmış ve 1955 ’te yol genişletme esnasında yıkılmış olan Beşiktaş tramvay deposuna ait tramvayların bakım-yenileme çalışmalarının yapıldığı su kanalları ve beton büzler oluşturuyor. Bulunan kalıntılar, beton ve demir kullanılarak inşa edilmiş, moloz taş ve kireç harcı ile örülmüştür.”

TAŞ BALTA, OK UCU ÇIKTI

Çalışmalarla ilgili bilgi veren kazı başkanı Kızıltan, kazıda ortaya çıkartılan kalıntıların, belgelenerek kaldırılma çalışmalarının tamamlandığını, devam eden çalışmalarda yuvarlak formlu taş sıralarının bulunduğunu kaydetti.

Kızıltan, yuvarlak taş yığınları içinde ve dıştan, basit toprak mezarlarla, “Kremasyon” adı bahşedilen cesedin yakıldıktan sonra geriye kalan kemiklerinin gömüldüğü çömlek mezarların (Urne) açığa çıkartıldığını söyledi.

Kızıltan, “Bu mezarların bazılarının içinde ölü hediyesi olarak taş balta, bronz ok ucu veya cihaz ile pişmiş toprak kaplar bulundu. Erken Demir Çağı ’na (MÖ.1200-800) tarihlendirilen mezarlar belgelenmektedir. Hem üç iskeletten oluşan toplu bir mezar da açığa çıkarılmıştır. Bu cins mezarlar, Karadeniz Bölgesi ’nde göç dalgasıyla gelen insanlara ait kabir tipidir” diye konuştu.

AYRICA BATIDAN HEM DOĞUDAN GÖÇ

Kazı alanında saptama edilen insanların, Kuzey Karadeniz ’den Boğaz ’a göç dalgasıyla gelen İstanbul ’un birincil sakinlerinden olduğunu söyleyen Zeynep Kızıltan, “Son Tunç Çağı ’nın bitimine doğru Trakya ’ya Kuzey Karadeniz Bölgesi ’nden yeni ve büyük bir göç dalgasının geldiği, bu kültüre ait ufak yerleşmelere kıyı şeridi ve Gelibolu Yarımadası dıştan, Trakya ’nın her yerinde rastlandığı bilinmektedir “ dedi.

Kuzey Karadeniz ’de, Kırım bölgesindeki toplulukların, iklim ve yöresel savaşlar sebebiyle, keza batıdan hem de doğudan Anadolu topraklarına göç ettiklerini anlatan Kızıltan, şunları dedi:

“O dönemde Karadeniz ’de yaşayanların hangi topluluklara ait olduğunu bilmiyoruz. 3000-3500 sene önceki göçlerle güneye doğru yayılmışlar. Romanya ve Bulgaristan üzerinden Trakya ’ya gelen gruplardan bazılarının da İstanbul ’a yerleştiği varsayım ediliyor.”

İNSANLIK TARİHİ AÇISINDAN DA KAYDA DEĞER

Kazı alanında incelemeler yapan İstanbul Kültür ve Turizm Müdürü Yılmaz, Kültür ve Turizm Bakanlığı nezaretinde yürütülen çalışmalarda ortaya çıkartılan bulguların 3000-3500 yıl daha geriye doğru götüren veriler sunduğunu belirterek, “Yalnızca İstanbul tarihi açısından yok, Türkiye, dünya ve insanlık tarihi açısından da önemlidir” dedi.

ERKEN DEMİR ÇAĞI

Demir Çağı o kadar çok bölgede değişik tarihlerde başlamış ve tekrar olsa da Anadolu ’da genel olarak MÖ 13. yüzyılda başladı. MÖ 4. yüzyılda bittiği kabul edilir.

Demirin eritilerek kullanılmasıyla karakterize olan bir dönem. Bu dönemde demirin işlenmesi keşfi de sanayinin gelişmesini sağladı. Bakır ve tunçun yerini demirden tabanca ve eşyalara bıraktığı Erken Demir Çağı Dönemi ’nde Anadolu ’daki Geç Ghiti Kent Devletleri, Urartu, Frig, Lidya ve Likya uygarlıkları yaşadı.

CİNSİYET, YAŞ VE IRKLARI BELİRLENECEK

Kazı alanından çıkarılan insan kemiklerine DNA testi yapılacağını kaydeden Zeynep Kızıltan, “Belki de bu insanların ırkları belirlenecek. Karbon C14 testi yapılarak da bütün tarihlendirme yapılacak. Antropolojik araştırmalarla da mezarlarda yer alan kemiklerin cinsiyet ve yaşları belirlenecek, “O çağlarda insanların ne ile beslendiği ve ne takım biçtiği de ortaya çıkacak” dedi.

Devamı hakkındaBeşiktaş metro inşaatından İstanbul tarihi çıktı

Tezcan: Darbe planı 39 gün önceki iddianamede yazılıydı

Tezcan: Darbe planı 39 gün önceki iddianamede yazılıydı

Tezcan: Darbe planı 39 gün önceki iddianamede yazılıydı

CNNTürk ’te Sevimli Payzın ’ın sunduğu ‘Ne Oluyor?’ programına davetli olan CHP Genel Başkan Yardımcısı, CHP Okumuş Milletvekili ve Parti Sözcüsü Bülent Tezcan, kişisel bir ordu kurulduğunu ve milletin ordusu kavramının bittiğini söyledi.

CHP ’li Tezcan açıklamasında, “Türk Silahlı Kuvvetleri ’nin üstüne oynanan ciddi bir oyun var. Dün FETÖ yapıyordu bunu, 15 Temmuz ’dan sonradan da ‘Biz bu hastalıklardan arınırız. Bu tüm yaşananlar bize ders olur ’ diye düşünürken, son YAŞ kararlarında bundan böyle mesele diğer yerlere geldi. Bireysel bir ordu kuruluyor endişesi yaşıyoruz” ifadelerini kullandı.

“DARBE PLANI 39 GÜN ÖNCE HAZIRLANAN İDDİANAMEDE YAZILDI”

Tezcan, darbe planının 39 gün önce hazırlanan iddianamede yazdığını da söyledi.

Tezcan, “Darbeden 39 gün önce, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı ’nın hazırladığı 06.06.2016 tarihli bir iddianame var. Bu iddianame darbenin bilindiğinin bir kanıtı. Bunu savcı yazıyor. FETÖ PDY ’nin darbe teşebbüsünde bulunma tehlikesinin açık ve yakın olduğu, darbe girişiminden 39 gün önceki iddianamede yazıyor” dedi.

Devamı hakkındaTezcan: Darbe planı 39 gün önceki iddianamede yazılıydı

İstanbula Sürpriz Ziyaretçiler! Gören Telefona Sarıldı i ve Fotoğrafları 'te

İstanbula Sürpriz Ziyaretçiler! Gören Telefona Sarıldı i ve Fotoğrafları ‘te

AK Parti Artuklu İlçe Başkanı Olcay Sekizkardeş, 3 yıldır sürdürdüğü ilçe başkanlığı görevinden istifa ettiğini açıkladı. AK Parti Genel Merkezi kadar yapılan bildiri gereğince istifa ettiğini söyleyen Sekizkardeş, açıklamasında “Makamlar için yok, gelecek nesillerimize Büyük ve Zinde Türkiye’nin inşası için her zaman ömrümüzü ve zamanımızı vakfedeceğiz” ifadesini kullandı.

Sinop ’ta Diyojen heykelinin kaldırılması için eylem

Sinop ’ta Diyojen heykelinin kaldırılması için eylem

Sinop ’ta Diyojen heykelinin kaldırılması için eylem

Yunan düşünür Diyojen’in heykelinin Sinop’un girişinden kaldırılması için Erbakan Vakfı Sinop İl Temsilcisi İsmail Teziç, heykel önünde basın açıklamasında bulundu.

Teziç, “Biz sanata ve heykellere karşı değiliz. Heykelin arkasına sığınarak Yunan felsefesini, Yunan ideolojisini Sinop’a yapıştırmalarına karşıyız. Diyojen heykelinin Sinop’un girişinden alınmasını ve Balatlar yapısına götürülmesini istiyoruz. Bunun olması için çabalayacağız. Gerekirse imza kampanyası, icabında devamlı burada basın toplantısı yaparak sonuna kadar mücadelesini vereceğiz” dedi.

BİLGİ NOTU: MÖ 412-323 yılları arasında yaşamış filozof Sinop’ta doğmuş Korint’de ölmüştür. Sinoplu Diyojen olarak da bilinen filozof, medeniyeti reddetmiş ve medeniyet içerisinde medeniyetten uzak bir şekilde yaşamayı seçim etmiştir. Bilhassa Büyük İskender’le karşılaştıklarında imparatorun ‘bir isteğin var mı’ sorusuna verdiği ‘Gölge etme başka ihsan istemem’ yanıtıyla ünlüdür.

(İHA)

Devamı hakkındaSinop ’ta Diyojen heykelinin kaldırılması için eylem

Seyyar satıcıdan alınan balon patladı, 3 yaşındaki Mira’nın elleri yandı

Seyyar satıcıdan alınan balon patladı, 3 yaşındaki Mira'nın elleri yandı

Bursa’nın Gemlik ilçesinde yaşayan 2 çocuklu Sevinç ailesi, minik kızları Mira’nın ısrarları üzerine geçen hafta başta uçan balon aldı. Mira evde uçan balonla oynarken balon patladı ve ansızın ateş topuna döndü. Alev topuna dönen uçan balon Mira’nın ellerine ve sol ayağının üzerine yapışarak yaktı. Her Birine 5 liradan satılan uçan balonun normalde helyum gazı ile doldurulurken daha az maliyetli olduğu için balonun içine lavabo açıcı ve yanıcı gazlarının doldurulduğu anlaşıldı.

Ufak kızın elleri, kirpikleri, saçları yandı. Mira’yı derhal doktora götüren ailesine doktorlar yüzünün ve gözlerinin yanmadığı için uğurlu olduklarını ifade ettiler. Mira’nın tedavisi devam ederken annesi sosyal medyada yayınladığı video ve mesajla diğer anneleri uyardı.

“FACİANIN EŞİĞİNDEN DÖNDÜK”

Elleri 2. derece yanık olan ufak Mira’nın annesi sosyal medya hesabında paylaştığı mesajda, “Ilk uçan balonumuzda facianın eşiğinden döndük, geveze bir oyuncak olduğunu düşündüğüm için hiç almadım. Gemlik sahilde kızımın ısrarıyla bir seyyar satıcıdan ilk olarak aldık, normalde uçan balonlar helyum gazı ile doldurulması gerekiyor ve helyum gazı güvenli olmayan değil. Fakat araştırdığımda halk müziği daha fazla kar olmak için helyum gazı yerine lavabo açıcı ve yanıcı gaz kullanıyormuş. Bizim aldığımız balonda o şekildeymiş, kızım evde oynarken elinde bomba sesiyle patladı. Her yeri ateş aldı ve balon vücuduna yapıştı. Acele serviste birincil müdahalemiz yapıldı, genel cerrahinin ilk söylediği şey çok şanslıymışsınız oldu. Mira’nın el sinirlerinin hasar görme ihtimaline karşılık plastik cerrahide tedavisi devam ediyor.” dedi.

Çektiği videoda durumu anlatan anne Sevinç, bütün anneleri uyarırken çocuklarının bileklerinde bir bomba ile gezmelerine müsaade etmemelerini söyledi. (İHA)

Devamı hakkındaSeyyar satıcıdan alınan balon patladı, 3 yaşındaki Mira’nın elleri yandı